Türk futbolunun fiyasko transferleri…

Türk futbol tarihinin en fiyasko transferlerini sizler için derledik, bakalım onları hatırlayacak mısınız…

Yıllardır her transfer döneminde bir çok futbolcu, taraftarları heyecanlandırmak için süslü paketlerle transfer edilir.

Kiminin sadece ismi gelir, kiminin dedikodusu, kimi hava alanında coşkuyla karşılanır, kimi de mafyavari kaçırılarak imza attırılır. Kimi Arjantili diye gelir Perulu çıkar, kiminin eşi istemez, kimi kulübenin, kimi de gece hayatının gediklisi olur…

80’li yılların son dönemlerinde başlayan ve Türk futboluna artı değer katması planlanan bu akım maalesef kaşıkla verdiğini kepçeyle almış, Türk futbolseverleri bir çok kez hayal kırıklığına uğratmıştır.

İlk zamanlar Yugoslavya, Romanya gibi daha yakın ülkelerden ithal edilen yeteneği kısıtlı futbolcular, şimdilerde yerlerini dünyanın önde gelen liglerinden dünyaca ünlü yıldızlara bıraktı. Tabi astronomik rakamlara da…

Biz Futbolog ekibi olarak 4 büyüklerden 10’ar fiyasko transferi sizlerle paylaşmak istedik. Sizler de listede bulunmayan fiyasko transferleri bizimle paylaşın, yayınlayalım…

GALATASARAY

Dominic Iorfa

dominic-iorfa

Türkiye’ye neden geldiği neler yaptığı bir türlü anlaşılamadı. Nijeryalı futbolcu belki en fiyasko transferlerin başında geliyor. Galatasaray formasıyla sadece 14 maça çıkan Iorfa, buna rağmen taraftarlar arasında bir efsane halini aldı. Iorfa hakkında ortaya atılan en büyük iddialardan birisi de Nijeryalının ülkesinde aslında 400 metre koşucusu olduğu yönünde. Zaten oynadığı hemen her kulüpte hızıyla dikkat çeken Iorfa’nın daha sonradan futbolcu olmaya karar verdiği söyleniyor. Hatta Iorfa’nın bazı maçlarda kendi kendine pas attığı ve kendi kendine orta yaptığı iddia edilir.


Ali Lukunku

ali-lukunku

2002-2003 sezonunun ikinci yarısında transfer edildi. Kongo asıllı Fransız futbolcu için Galatasaray’ın kasasından 2 milyon 200 bin dolar çıktı. Fiziği ve hava toplarındaki hamkimiyeti nedeniyle transfer edilen 27 yaşındaki oyuncu, ileride çok ağır kaldı. Oynadığı maçlarda gol sorununa çare olamayan Lukunku, kısa süre sonra yeniden Standard Liege’e döndü.


Barry Venison

barry-venison

Graeme Souness döneminde Premier Lig’den Galatasaray’ın yolunu tutan iki futbolcudan biridir. Souness’ın Ada’da gördüğü hürmet sayesinde büyük umutlarla transfer edilen Venison, bir diğer kader arkadaşı Marsh ile bekleneni veremeden Galatasaray’dan ayrıldı. Özellikle uzun sarı saçları ve düzgün fiziğiyle dikkat çeken Venison, 1997’de futbolu bıraktı…


Adrian Knup

Adrian Knup

Futbol kariyerine 1986 yılında FC Basel kulübünde başlayan Adrian Knup, İsviçre Milli Takımı’nda ve ülkesinde sergilediği başarılı performansla Bundesliga’nın yolunu tuttu. Burada da bir kaç takım gezen Knup 1996 yılında Galatsaray’a transfer oldu. Kırılgan yapısı nedeniyle Türk futboluna adapte olamayan Knup’un sözleşmesi yarım sezonu tamamladıktan sonra feshedildi.


Christian Correa

Christian Correa

Profesyonel kariyerine 1992’de kendi şehrinin takımı Internacional’da başladı. Aynı yılın sonunda henüz 17 yaşındayken Portekiz’e giden Christian, 1995 yılında ilk takımı Internacional’e geri döndü. Buradaki performansıyla dikkat çeken Christian, millî takıma da çağrıldı ve 1999 Copa América’yı kazanan Brezilya kadrosunda yer aldı. 1999 yılında PSG ile anlaşarak tekrar Avrupa’ya döndü. Burada adından söz ettiren Christian, 2002’de kiralık olarak Türkiye’ye, Galatasaray’a geldi. Yarım sezonda Süper Lig’de 11 maça çıkıp 3 gol atsa da bekleneni veremedi.


Florin Bratu

Florin Bratu

Florin Bratu, futbola doğduğu şehrin takımı olan Rapid Bükreş’de başladı. 2003-04 sezonu başında dönemin teknik direktörü Fatih Terim tarafından Ovidiu Petre ile beraber Galatasaray’a alındı. Galatsaray’ın bir çok başarısında başrol oynayan Rumen ekolünün devamı olması beklenen futbolculardan Bratu hayal kırıklığı yaratarak sezon sonunda Nantes kulübüne satıldı…


Ovidiu Petre

Ovidiu Petre

Profesyonel futbol hayatına altyapısında yetiştiği kulüp olan National Bükreş’te adım attı. 2003-2004 sezonu öncesinde Tamaş ve Bratu ile birlikte Bükreş’ten Galatasaray’a geldi. Ertesi sezon takımdan ayrılan Tamaş ve Bratu’nun aksine 2004-2005 sezonunda da takımda kalan Petre, sezon ortasında Romanya’ya dönerek FC Politehnica Timişoara takımına transfer oldu.


Ion Lutu

Ion Lutu

3 Ağustos 1975 doğumlu olan Rumen futbolcu, Fatih Terim döneminde transfer edildi. Geldiği ilk günlerde ‘Yeni Rıdvan’ denilen Lutu’nun, ilerleyen günlerde sarı-kırmızılı takıma yarar sağlamayacağı anlaşıldı. Galatasaray için bir başka hayal kırıklığı olan futbolcu, Steua Bükreş’e gitti.


Frank de Boer

Frank de Boer

Galatasaray tarihinin en kariyerli transferlerinden Frank deBoer, geçmişindeki sayısız başarıya rağmen Türkiye’de bambaşka bir performans sergileyerek, kariyerinin son demlerinde olduğunu futbolseverlere yaşattığı hayal kırıklığıyla gösterdi. Galatasaray’dan sonra Rangers’ta 1 sezon geçiren deBoer, 2 sezon da Katar kulüplerinde top koşturduktan sonra aktif futbol hayatına son noktayı koydu…


Junichi Inamoto

Junichi Inamoto

G.Saray’ın transfer döneminin kapanmasına bir gün kala İstanbul’a getirerek sözleşme imzaladığı Japon futbolcu Junichi Inamoto’da bekleneni veremedi. İnamoto 2007 yılının başında Alman ekibi Eintracht Frankfurt’la anlaşarak takımdan ayrıldı.


FENERBAHÇE

Živan Ljukovčan

FK Novi Sad takımında parlayarak 23 yaşında Kızılyıldız takımına transfer olmuş ve bu takımda 1979-80 ve 1980-81 şampiyonluklarını yaşamıştır. Antrenörlüğünü bir dönem yine Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı da çalıştırmış Branko Stankoviç’in yaptığı ve 1978-79 UEFA Kupası finali oynayan takımda yedek kaleci olarak görev yapmıştır.

1985-86 yıllarında dört maçta Yugoslav Ulusal takımının kalesini koruyan Ljukovčan, 1986 transfer sezonunda Fenerbahçe’ye geçmiştir. Bu ilk ve tek yurtdışı deneyiminde Ljukovčan, Fenerbahçe’nin sezona TSYD Kupası şampiyonluğuyla başlamasına katkıda bulunmasına ve ilk üç lig maçında kalesinde gol görmemesine rağmen ilerleyen haftalarda yediği hatalı gollerle tepki çekmiştir. İlk sezonda forma giydiği 39 maçta 39 gol yiyen Yugoslav kaleci, 1987-88 sezonunda da başarısız bir performans gösterince üç yıllık sözleşmesi olmasına rağmen 1988 yazında sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilmiştir.


Emil Kostadinov

Emil Kostadinov

1993 yılında Bulgaristan’da ‘yılın futbolcusu’ seçilen Kostdaniov, 1996-97 sezonunda Fenerbahçe’ye geldi. Maccabi Tel Aviv’le oynanan Şampiyonlar Ligi Ön Eleme ilk maçında rakip futbolcuya kafa atarak 4 maç ceza aldı. Yabancı kontenjanı nedeniyle yedek kulübesinin gediklisi oldu. Kendinden beklenen performansı sergileyemeyen Bulgar forvet, Tigres takımına transfer oldu.


Demir Hotiç

Demir Hotiç

Fenerbahçe’ye transfer olduğunda “İnsan üstü kaslara sahip” şeklindeki manşetlerle abarrtılan Yugoslav futbolcu, 1993-94 sezonunda sarı-lacivertli forma altında 7 maça çıktı. Türkiye’deki ilk ve son golünü Karabükspor’a atan Hotiç, Fenerbahçe’nin en kötü yabancı transferlerinden biri olarak gösterilir.


Ivan Vischnewski

Ivan Vischnewski

Fenerbahçe forması giyen ilk Rus futbolcu olan Vishnewski, 1989-1990 sezonunda alındı. Sarı-lecivertli takımda iz bırakmayı başaramadı. Sezon sonunda Sarıyer’le anlaştı. Daha sonra ülkesine döndü.


Souleymane Oulare

Souleymane Oulare

Teknik Sorumlu Rıdvan Dilmen’in isteği üzerine forvet sorununa çözüm getirmek için Belçika’dan alel acele getirildi. Büyük umutlarla Racing Genk takımından transfer edilen Gineli futbolcu, sakatlık sorunu nedeniyle gözden çıkarıldı. Teknik direktör Mustafa Denizli’nin de kadroya almadığı 27 yaşındaki Oulare, sezon sonunda İspanya Birinci Ligi takımlarından Las Palmas ile 3 yıllığına anlaştı.


Yaw Preko

Yaw Preko

Gaziantepspor’dan Samuel Johnson’la birlikte 1999 yılında Fenerbahçe’ye geldi. Beşiktaş ile oynadıkları derbi maçta attığı 2 gol dışında kayda değer hiçbir şey yapmadı. Sarı-lacivertli forma altında 22 maça çıkan Ganalı futbolcu, Yozgatspor’a gitti.


Sabin Ilie

Sabin Ilie

Kardeşinin Galatasaray’daki başarısı üzerine, Romanya’dan gol kralı olarak transfer edilen Sabin Ilie, futbol yeteneğinin genetik ile ilgisi olmadığını Fenerbahçeli taraftarlara saç baş yoldurarak göstermiştir. Sadece 3 gol atabildiği sezonun sonunda Kocaelispor’a transfer olan Sabin Ilie, yine kardeşinin başarısı sayesinde, bu sefer ilginç bir şekilde Valencia’ya transfer olmuş ve Fenerbahçe’ye yaşattığı hüsranın daha beterini burada sıfır çekerek yaşatmıştır. Valencia’da geçirdiği 4 sezonda 6 ayrı takıma kiralık gönderilmiştir…


Reinaldo Vicente Simao

Simao

31 Ocak 2002 tarihinde Brezilya’nın Associacao Desportiva Sao Caetano takımından transfer edildi. Fenerbahçe’deki ilk resmi maçı, 1 Şubat 2002’de Fenerbahçe – Kocaelispor Süper Lig maçıdır. 29 Ağustos 2002 tarihinde sözleşmesi karşılıklı feshedildi. Simao ardından MKE Ankaragücü ile anlaşma imzaladı.


Vladimir Beschastnykh

Fenerbahçe'nin fiyasko transferleri

Rus forvet ile 2002-2003 sezonunun devre arasında 2,5 yıllık sözleşme imzalandı. Spartak Moskova takımından 8 yüz bin dolar bonservis bedeliyle kadroya katılan oyuncu, futbolundan çok soyadıyla konuşuldu. Aranan kan olmadığının anlaşılması uzun sürmedi ve sezon sonunda Rus kulübü Kuban Krasnador’a imza attı. Sarı-lacivertliler, bu transfer karşılığı 250 bin dolar aldı.


Daniel Güiza

Daniel Güiza

Mallorca formasıyla La Liga’da 37 maça çıkıp 27 gol atan Güiza 2007/08 sezonunu La Liga “Gol Kralı” olarak tamamladı. Milli takıma kadar yükselen İspanyol santrafor bu başarısıyla bir çok Avrupa takımının da ilgisini çekti. La Liga’da geçirdiği başarılı sezonun ardından “Okçu” unvanıyla Temmuz 2008’de 14 milyon € bonservis bedeli ile Fenerbahçe’ye transfer oldu. 15 Temmuz 2008 tarihinde düzenlenen imza töreniyle 4 yıllık sözleşmeyi imzaladı. Gol makinası olarak gelen oyuncu Fenerbahçelileri hüsrana uğratarak ülkesine zorunlu dönüş yaptı…


BEŞİKTAŞ

Amaral

Amaral

Beşiktaş’a 100. yıl hediyesi olarak transfer edilen Amaral futbolundan çok ilginç göz yapısı ve Müslüm Gürses’e olan benzerliğiyle dikkat çekti. Kısa bir Türkiye macerasından sonra Brezilya Ligi’nin yolunu tutan futbolcu, 20 takım gezdiği kariyerine 2011’den bu yana formasını giydiği Persebaya 1927 takımında devam etmektedir…


Lamine Diatta

Lamine Diatta

Kariyeri boyunca Toulouse, Marsilya, Lyon, Rennes, St. Etienne gibi Fransa’nın önde gelen kulüplerinde top koşturan oyuncu, 2007’de Beşiktaş’ın yolunu tuttu. Şampiyonlar Ligi’nde Liverpool’a 8-0 kaybedilen maçtan sonra yoğun şekilde eleştirilen Diatta, daha sonra Newcastle United ile sözleşme imzalasa da burada sadece 1,5 ay forma giydi…


Juanfran

Juanfran

2004-2005 sezonu başında zamanın teknik direktörü Vicente Del Bosque’nin isteği üzerine Beşiktaş’a transfer edilmiş, beklenilen performansı gösteremeyince Ajax’a kiralık verilmiştir. Kariyeri Valencia ve Celta Vigo’da parlayan milli futbolcu halen Levante forması giymektedir…


Ike Shorunmu

shorunmu

1999 yazında Shorunmu, Beşiktaş JK’ye transfer oldu. İlk sezonunda sadece 10 lig maçında forma giyebildi çünkü sezonun ikinci yarısında Afrika Uluslar Kupası için milli takımdaydı. Onun yerine ikinci yarıda Fevzi Tuncay forma giydi. Shorunmu’lu Beşiktaş, lig ikincisi olsa da hem Kupa’da hem Avrupa’da hayal kırıklığı yarattı…


Yordan Letchkov

Yordan Letchkov

Arkadaşları Hristo Stoichkov ve Krasimir Balakov ile birlikte Bulgar futbolunun “Altın Jenerasyonu” futbolcularından biri olmuştur. 1994 Dünya Kupası’nda gelen 4.lüğün baş mimarlarından biri olan Letchkov, 1997-1998 sezonunda Beşiktaş’a transfer olarak medyada büyük yankı uyandırmıştır. Dönemin teknik direktörü Toschak tarafından yıldız kaprisleri nedeniyle gönderilenler listesine konmuş, kendisine uzun süre kulüp bulamamıştır…


Osvaldo Nartallo & Francesco Manessero

Osvaldo Nartallo & Francesco Manessero

Francesco Manessero Beşiktaş tarihinin belki de en skandal transferlerinden biridir. Gordon Milne döneminde 1993 yılında Beşiktaş forması giyen futbolcu hakkında inanılmaz iddialar ortaya atılmıştır. Oyuncunun kariyeri ile ilgili net bilgiler bulunmamakla birlikte yaşının söylendiğinden 5-6 yıl daha büyük olduğu, transfer edilmeden önce futbolu bıraktığı, hatta Gordon Milne’nin bu oyuncunun transferinden komisyon aldığı ve Beşiktaş yönetimi ile arasının açılmasının en önemli nedeninin Manessero olduğu
iddia edilmiştir.

Ancak en ürpertici iddia Francesco’nun Arjantin Milli Takımı’nda oynadığı iddia edilerek transfer edilmesi ancak futbolcunun Perulu olduğunun transfer edildikten sonra anlaşıldığıdır. Zira Francesco’nun Beşiktaş kariyeri sadece 3 hafta sürmüştür.

Nartallo, 1993-1994 sezonunda Beşiktaş’a transfer olduğunda Türkiye’ye gelen ilk Arjantinli futbolcu olarak tarihe geçmiştir. İlginç saç stiliyle Türk taraftarların unutamadığı futbolcular arasında yer alan Nartallo basın tarafından sürekli eleştirilmesine karşın Beşiktaş formasıyla 13 gol atmış Fenerbahçe ağlarını her iki maçta da sarsma başarısı göstermiştir. Buna karşın sezon sonunda Petrol Ofisi takımına gönderilmiştir.


Christoph Ohen

ohen

Menajerleri tarafından Real Madrid forması giymiş futbolcu olarak pazarlanarak Beşiktaş’a büyük umutlarla getirilen Ohen’in aslında sadece 1991 yılında 1 sezon Real Madrid B takımı olan Castilla da forma giydiği geç öğrenilmiştir. Bu geç gelen istihbarat Beşiktaş’a pahalıya malolmuştur…


Sixten Veit

Sixten Veit

Beşiktaş’ın 2. Daum döneminde yani 2001-2002 sezonu başlamadan önce 32 yaşında transfer ettiği Alman ön libero. Sezon boyunca sadece 7 maçta forma giyince sezon sonunda gönderilmiş ve Beşiktaş tarihinin en fiyasko transferlerinden birisi olarak tarihe geçmiştir.


Zoubair Baya

Zoubair Baya

1996-1997 sezonundaki başarılarıyla Bundesliga’nın yolunu tutan Baya, Almanya’da geçirdiği 4 sezonda 114 maça çıkıp 21 de gol atarak Daum’un gözüne girmiştir. Daum Beşiktaş’a geldiğinde ilk iş olarak Baya’nın transfer edilmesine heves etse de hevesi kısa bir süre sonra kursağında kalmıştır…


Zalad

Zalad

Zalad’ın adı önce Süper Lig 1986-87 sezonu son haftası Eskişehirspor’un Galatasaray’a yenildiği maçta yediği goller sonucu Galatasaray’ın şampiyon olması iddiasıyla gündeme geldi. Sonra 1992-1993 sezonunda Galatasaray ve Beşiktaş son haftaya aynı puanla girmişti. Beşiktaş Gençlerbirliği’ni 3-1 yenmişti ancak Galatasaray da deplasmanda Zalad’ın kaleyi koruduğu Ankaragücü’ne 35 dakikada 5 gol attı. Zalad devre arasında oyundan çıksa da maç 8-0 bitti ve Zalad’ın adı şike iddialarına karıştı. Zalad bu iddiaları reddetse de  Beşiktaş kulübünün 100. kuruluş yılı anısına hazırlanan özel formaya, Beşiktaş’da oynamış futbolculardan sadece onun adı yazılmamıştır…


Schaffer

Schaffer

1998 yılında, 8 sezon boyunca 157 maçta formasını giydiği ve 1 sezon önce 2. lige düştüğü takımı Kaiserslautern ile Bundesliga şampiyonluğu yaşayan oyuncu, 1999’da ilk ve son kez Almanya dışına çıkarak Beşiktaş’a transfer oldu. Bir başka Alman teknik adam Hans-Peter Briegel’li Beşiktaş’ta bir sezon geçirdi ve 28 maçta oynadı. 2000’de Almanya’ya geri dönse de dönemin zayıf takımlarından Hannover 96, 1. FC Saarbrücken ve 1. FC Kaiserslautern II’da oynadı ve 2007’de futbolu bıraktı.


TRABZONSPOR

Misse Misse

Misse Misse

Misse-Misse futbola Kamerun takımlarından FC Canon’da başladı. Daha sonra yükselen form grafiği ile Belçika kulübü RSC Charleroi takımına transfer olarak Avrupa’ya adım attı. Ardından Portekiz kulübü Sporting Lizbon’a transfer oldu. Burada başarılı bir sezon yaşayan Misse-Misse, 1997 yılında olaylı bir şekilde Trabzonspor’a transfer oldu. Trabzonspor’un UEFA Kupası’nda Bochum’la oynadığı maçta, Trabzonspor’un gole giden topuna ofsayt olduğu durumda dokunmuş ve turun kaybedilmesinin suçlusu olarak ilan edilmiştir.


Kiki Musampa

Kiki Musampa

Ajax Amsterdam’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’ni kazanan kadrosunda yer almıştır. Ajax Amsterdam, Manchester City ve Atletico Madrid gibi ünlü kulüplerde futbol oynadıktan sonra 2006 senesinde Trabzonspor’a gelmiştir ve bir sonraki sezon takımdan kovulmuştur. 2008 senesinde Şenol Güneş’in memnun olması üzerine son yabancı hakkını Kiki Musampa’yı seçerek FC Seoul’e almıştır. AZ Alkmaar ile yıllık 400 bin Euro ya anlaşmıştır. 2009 yılında en ons Willem II takımının formasını giydikten sonra futbolu bırakmıştır.


Beradze

Beradze

Trabzon’un Gürcü futbolcu akınının son demlerini yaşadığı dönemde takıma katılan Beradze forma giydiği 1 sezonun ardından takımdan sessiz sedasız ayrıldı ve gürcü futbolcu furyasına nokta koyulmasını sağladı…


Tony Sylva

tony-sylva

Trabzonspor’a Fransa’nın Lille takımındaki başarılı performansından sonra transfer olan Sylva, bordo mavili kulübün kaleci sorununa çözüm üreteceğine sorun üreterek ayrıldı…


Emanuelle Tetteh

etetteh

Trabzonspor’un tutmayan Afrikalı transfer aşılarından biri de Tetteh. Trabzonspor’da bekleneni veremeyince bir çok kulüp gezmiş ve Türkiye’ye veda etmiştir…


Kevin Campbell

Kevin Campbell

Futbol hayatına Arsenal altyapısında başlayan Campbell, 1997’de İngiltere dışına çıkarak Notthingham Forest’tan Trabzonspor’a transfer oldu. Trabzonspor’a gelişi büyük yankı uyandıran İngiliz futbolcu ülkesinde gösterdiği başarılı performansını Trabzonspor’da gösteremedi. Trabzonspor’un Galatasaray’a karşı Ali Sami Yen’de kazandığı 5-3’lük maçta 3 gol atıp 2’de asist yaparak, bu galibiyete büyük katkı yaptı. Dönemin kulüp başkanı Mehmet Ali Yılmaz’ın kendisi için söylediği iddia edilen “bizim yamyamı gol makinesi diye aldık çamaşır makinesi çıktı” şeklindeki hakaret içeren değerlendirmeden ve istenilen performansı gösterememiş olmasından ötürü Trabzonspor’dan ayrıldı.


Rune Lange

Rune Lange

2000 yılında 12 milyon mark karşılığı Norveç’in Tromsø I.L. takımından Trabzonspor’a transfer edilen Lange, Trabzonspor’dan 650 bin dolar peşin para almış; ancak daha sonra, 45 gün içerisinde aylık ödemeleri yapılmadığı için serbest kalmıştır.

Marcelinho

marcelinho

“Marcelinho” olarak bilinen Brezilyalı futbolcu Hertha Berlin’in orta sahasında hücuma yönelik oynadığı dönemde tanındı. Marcelinho 2006 yılının Temmuz ayında Trabzonspor’a transfer oldu ve ilk golunü oynadığı 4. maçta 12. dakikada Denizlispor’a karşı kaydetti. Trabzonspor’da iyi performans gösteremediği için Almanya’nın Wolfsburg takımına transfer oldu.

Tomas Jun

Tomas Jun

Sparta’daki iyi sezonu, Jun’a büyük ün kazandırdı. Milli takımda daha çok görev almasının yanında, yabancı kulüplerden de transfer teklifleri almaya başladı. Sonuç olarak, Trabzonspor’a 3.25 milyon euro’ya 5 yıllık imza attı. Ancak takımda başarı kazanamayıp, hiç gol bulamadı ve sezon arasında Beşiktaş’a kiralandı. Beşiktaş’la ilk maçında golle buluşsa da sonraki maçlarda genel olarak yedek kaldı ve başka bir gol atamadı.


BONUS

ROBIN VAN PERSIE

Ülkemize geldiği gün 7’den 70’e herkeste büyük heyecan ve ilgi uyandıran, isim olarak son yıllarda ülkemize transfer olan gelmiş geçmiş en büyük Dünya yıldızlarından biri o… Premier League ve Hollanda Milli Takımı’nın gol makinesi… Arsenal’den Manchester United’a transferiyle Avrupa’da yeri yerinden oynatan bir Dünya starı…

Tabii Van Persie için yapılan bu tanımlamalar Fenerbahçe’ye transfer olduğu dönemden öncesini kapsayabilir. Fenerbahçe’de oynadığı dönemi, futbolunu, tavırlarını ve kulübe kaybettirdiklerini hesaba katarsak maalesef hiç iyi şeyler söyleyemeyiz…

Çoğu Fenerbahçe’li taraftar ve yorumculara göre, beklenti olarak, tartışmasız Fenerbahçe tarihinin en fiyasko transferi… Sanırız başka söze gerek yok…

GÜLE GÜLE VAN PERSIE…

Türk futbolunun fiyasko transferleri…

Comments (0)