Maddeler Halinde Futbol Oyun Kuralları

Futbol her geçen gün değişen, gelişen ve sürekli büyüyen bir oyun. Ancak futbolda da değişmeyen bazı kurallar var. En basit şekliyle futbolun değişmeyen kuralları şunlar…

Cenk Tosun rekor bedelle transfer yaptı, Neymar için ödenen para çılgınlık, stopere yetmiş milyon verilir mi… Bugün futbolda en çok para konuşuluyor. Astronomik transfer bedelleri manşetleri süslerken, takımların amacı yine aynı: Kaliteli futbolculara sahip olarak daha çok maç kazanmak, kupa almak, şampiyon olmak… Zamanla bir şeyler değişse de futbolda hedef, ilk günden beri değişmedi. Daima rakipten daha iyi olmanın ve hedefe ulaşmak için maç kazanmanın yeni yolları arandı ve tüm bu paralar, yine aynı amaç için ödeniyor. Etikette rakamlar artarken, ortaya çıkan ürünün niteliği aynı oranda değişmiyor, zira kısıtlar ve temel kurallar aynı. En önemlisi ise ofsayt…

Top, saha ve kale. Bu üç unsur asgari yeterliliği sağladıktan sonra futbol oynanabilir. Ama seyredeğer midir, ancak bir baba küçük oğlunun acemi vuruşlarını hayranlıkla izleyebilir. Ötesi için taraf olmak gerekir. Şimdilerde pek kalmasa da, mahalle maçlarına seyir ilgisi buradan doğuyordu. Nizami bir saha, formalar, kaliteli futbolcular… Nihayetinde bugün, en iyi futbol maçları evlerimizin salonlarında oynanıyor. Dekor kusursuz, ışıl ışıl bir zemin, çakı gibi oyuncular… Taraf olmak şart değil, gösterinin kendisi seyredeğer. Tüm bu yönleriyle elli sene öncesinden elbette çok farklı, fakat Pele ile Messi’nin sahaya çıkış amaçları arasında değişen bir şey yok. Her ikisi de ofsayta düşmeden, rakip savunmacıları geçerek gol atmaya çalışıyorlar.

Çerçeveyi genişletip, detayları görünmez hale getirdiğimizde futbol, daima aynı futbol. Bir oyuncu top cambazı da olsa, yahut stoper topa bomba muamelesi de yapsa bir amacı var: Gol atmak. İyi oyun – kötü oyun tartışmalarına kendisi kıstas olan bir amaç, hedef bu… Ne kadar çok pas yapıldığı, takımca ne kadar çok koşulduğu hep bu amaca yaklaşmak, rakipten daha az gol yemek ve daha çok gol atmak için. Buna karşın kısıtlar belli: Sahanın boyutu, kalenin yeri, ölçüleri ve tabii ki rakip. Ayrıca en iyisini sahaya koymayı engellemek üzere dıştan, ya da kişinin kendisinden olmak üzere, çeşitli psikolojik engeller de daima vardır. Sonuçta futbolda tek malzeme, insandır.

Kuralların şahı: Ofsayt

Kuralların birçoğu bahsi geçen kısıtlarla ilgili, en önemlisi ise şüphesiz ofsayt. Rugby’den futbola geçen bu kural, başta ileri doğru pas verememek, ancak dripling ile top taşımak iken zamanla dönüşür. Önce rakibin üç oyuncusundan geride olmaya evrilir, ardından, 1925’te hepimizin bildiği hâline gelmiştir. Sonra aktif alan, topa dokunma şartı vs. gibi ekler yapılsada özü halen rakibin iki oyuncusundan geride olma zorunluluğudur. Video hakemle de bakılsa kural aynıdır, neredeyse 200 yaşındadır…

Ofsayt, futbolun alamet-i farikasıdır. Kaleciye pas, bariz gol şansı ve santrada topu ileri oynama zorunluluğunun kaldırılması, gibi kural değişimleri detaylar üzerinedir. Bugün oyunun süresine dair değişiklik fikirleri, taç atışının ayakla atılması vb. projelerin arkasında mutlaka ticari bir amaç vardır ama futbolun oyun vasıflarını temelinden sarsacak tek değişiklik, ofsaytın kaldırılması olabilir.

Nitekim ofsayt, futbolun mekanını belirler. Farklı görevlerle aynı amaca hizmet eden bir grup insan işbölümünü ancak bir mekan içerisinde gerçekleştirebilir. Geniş açıdan bakarsak bu mekan sahadır, ama forveti rakip ceza sahasında, stoperi kendi ceza sahasında bekleyen bir takımın maç kazanması imkansız sayılabilir. Bu hayali durumu bir atölyede çalışmak yerine büyük bir arazide üretim yapmaya çalışan verimsiz bir insan grubuna benzetebiliriz. Ofsayt, futbolun mekanını ve verimliliğini belirler. Bu mekan akışkandır, sürekli değişir. Gole ulaşmak içinse mekanın sınırlarını aşmanın yollarının bulunması gerekir, antrenörlerin tüm zihinsel faaliyetleri, saha dışında günlerce yapılan analizler esasında bunun içindir.

Oyun alanı dikdörtgen şeklinde olmalı ve tehlike oluşturmayacak şekilde kesintili olmayan çizgilerle işaretlenmelidir. Bu çizgiler sınırlarını belirledikleri alanlara dahildir. Orta nokta yarı alan çizgisinin orta noktasında yer alır, 9.15 m yarıçapındaki bir daire ile çevrelenir. Tüm çizgiler aynı genişlikte olmalıdır ve çizgilerin genişliği 12 cm’den geniş olmamalıdır. Kale çizgileri, kale direkleri ve üst direk ile aynı genişlikte olmalıdır. Kale sahası direklere 5.5 metre uzaklıktan çizilir, ceza sahası ise yine kale direklerine 16.5 metre uzaklıktaki noktaların birleştirilmesinden oluşur. Köşe vuruşu için yarıçapı 1 metre olan bir çeyrek daire çizilir. Sahanın boyutu en fazla 120 metre, en az 90 metre; genişliği ise en fazla 90 metre, en az 45 metre olabilir. Kalelerin iki direği arası 7 metre 32 cm, yerden yüksekliği ise 2 metre 44 cm’dir.

Futbolda kartlar

Fazla uzak sayılmayacak bir zamana kadar futbolda kartlar yoktu. İhtar (sarı kart) ve ihraç (kırmızı kart) cezaları sözlü olarak oyuncuya bildiriliyordu. Nitekim 1966 Dünya Kupası sırasında İngiltere Milli Takımı oyuncularından biri, Arjantin ile oynadıkları yarı final maçından sonraki gün gazeteyi açar ve adını ‘ihtar alan oyuncular’ arasında görür. Durumdan haberi yoktur, doğrulama için hızlıca milli takım yetkililerine ulaşır. Hakem raporuna bakarak durumu teyit ederler ve bunun üzerine aynı oyuncu, dönemin FIFA Hakem Komitesi Başkanı’na telefon açar. Maçı ihtar aldığını bilmeden tamamladığını, zaten maç boyu hakemin sözlerinden hiçbir şey anlamadığını söyler. Zira maçın hakemi Rudolf Kreitlein, Almanca’dan başka dil bilmemektedir. Bu olayın ardından başlayan çalışmalar sonucu ilk kez Meksika’da düzenlenen 1970 Dünya Kupası’nda sarı ve kırmızı kart kullanıldı.

Hangi durumlarda ofsayt olmaz?

Taç atışında, köşe vuruşunda ve aut atışında (kale vuruşu) ofsayt kuralı geçersizdir. Santra ve penaltıda da diğer kurallar gereği (oyuncuların topa vurulmadan önce rakip yarı sahaya ve ceza sahasına girememesi) ofsayt olmaz.

Aut atışı (kale vuruşu)

Takımların kendi ceza sahasından kullandıkları tüm serbest vuruşlar gibi, aut atışında da top ceza sahasının dışına çıkmadan atışı kullanan oyuncunun kendi takım arkadaşı da dahil, başka bir oyuncu topa dokunamaz. Öte yandan, aut atışından gol olabilir, fakat top, henüz ceza sahasını terk etmeden atışı kullanan takımın kalesine girerse, köşe vuruşuna hükmedilir.

Çift cezalandırma kaldırıldı

Artık ceza sahasında yapılan faullerde bariz gol şansı olsa dahi kırmızı kart çıkmıyor. Yakın zamanda yapılan kural değişikliğiyle, “rakibin bariz gol atma şansını topla oynamaya teşebbüs edilen bir ihlalle engellerse ve hakem bir penaltı kararı verirse” oyuncu sarı kartla cezalandırılıyor. Fakat hakem faulü kasıtlı olarak bariz gol şansını engellemeye yönelik olarak değerlendirirse, kırmızı kart ve penaltıya hükmedebilir. Ceza sahası dışında yapılan ve bariz gol şansını engelleyen faullerde ise kırmızı kart yorumu halen geçerli.

Taç atışı

Taç atışı başın üzerinden, yüzü sahaya dönük şekilde ve her iki ayağının da çizgide ya da çizgi dışında yerle teması olacak şekilde kullanılır. Tüm rakip oyuncular, tacı atan oyuncudan en az 2 metre uzakta olmalıdır. Taç atışını kullanan oyuncu, top oyuna girdikten sonra başka bir oyuncu topa değmeden topa dokunamaz. Ayrıca taç atışından gol olmaz. Eğer top bir taç atışı sonrası başka hiçbir futbolcuya temas etmeden rakip kaleye girerse aut, tacı kullanan oyuncunun kendi kalesine girerse korner verilir.

Maddeler Halinde Futbol Oyun Kuralları

Paylaş : Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrShare on LinkedInPrint this pageEmail this to someone